Zaman ve Önyargı
  1. Anasayfa
  2. İnceleme

Zaman ve Önyargı

İnsanın yaşadıklarını zamana bırakmasını ancak arada bir önyargının olması ile beraber ortaya çıkan düşüncelere dair bir yazı yazmak istedim. Keyifli okumalar...

0

“Zaman su gibi akıp gidiyor…” Bu cümleyi hayatımızın birçok döneminde ya söylüyor ya da bir başkasından duyuyoruz. Oysa zaman yalnızca akıp gitmiyor; beraberinde anılar, pişmanlıklar, umutlar ve insanın kendisiyle verdiği mücadeleyi de taşıyor.

Geçen zaman içinde yaşadıklarımızın bir kısmını unutuyor, bir kısmını unutabilmek için çabalıyor, bazılarını ise bir daha hatırlamamak üzere zihnimizin en kuytu köşelerine kaldırıyoruz. Bazen yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyor, bazen de hiçbir şey düşünmemek için kendimizi farklı uğraşların içine atıyoruz. Çünkü herkesin içinde susturmaya çalıştığı bir kırgınlık, değiştirmeyi dilediği bir an ya da geride bırakmak istediği bir hikaye var.

Bu yüzden çoğumuz kendimize zaman tanıyoruz. Günümüzde sıkça kullandığımız ifadeyle, “akışına bırakıyor” ve günü öylece geçirmeye çalışıyoruz. Kimimiz bunu başarabiliyor; yaşadıklarını kabul edip yoluna devam edebiliyor. Kimimiz ise aynı düşüncelerin içinde dönüp duruyor, farkında olmadan kendini aynı döngünün içine hapsediyor.

İşte tam bu noktada karakter yapımız ve olaylara bakış açımız devreye giriyor. Kalbi kırılmış biri, yeni insanlarla tanışmak istese bile geçmişin izlerini yanında taşıdığı için çoğu zaman önyargılarının gölgesinde kalıyor. Güvenmek istiyor ama şüphe etmekten de vazgeçemiyor.

Kendi ayakları üzerinde durmayı hedefleyen biri ise bu kez insanlara değil, kendisine karşı önyargılı davranıyor. “Yapabilecek miyim?”, “Görünür olabilecek miyim?”, “Bu kez başarabilecek miyim?” gibi sorular zihninde tekrar edip duruyor. Her soru, cesaretinden biraz daha eksiltiyor ve farkında olmadan kendi potansiyelinin önüne yine kendisi geçiyor.

Oysa çoğu zaman bizi durduran şey zaman değildir; zamanın içinde büyüttüğümüz önyargılardır. Çünkü zaman yaraları iyileştirebilir, fakat önyargılar iyileşmeye fırsat vermeyebilir. İnsan bazen başkalarına karşı kurduğu duvarların ardında kalır, bazen de kendi zihninin ördüğü duvarları aşamaz. Asıl mücadele ise zamanla değil, o duvarları yıkabilecek cesareti kendimizde bulabilmektir.

Peki, önyargılarımız bizi gerçekten koruyor mu?

Belki de bir zamanlar korudu. Yaşadığımız hayal kırıklıkları, verdiğimiz mücadeleler ve içimizde açılan yaralar, aynı acıyı yeniden yaşamamak için bize görünmez bir zırh ördü. Fakat zamanla o zırhın bizi sadece incinmekten değil, yaşamaktan da alıkoyduğunu fark edemedik. Belki de hala edemiyoruz.

İnsan çoğu zaman geçmişini geleceğinin aynası sanıyor. Bir kez güveni kırıldıysa herkesin aynı olacağını düşünüyor. Bir kez başarısız olduysa, her yeni başlangıcın da aynı sonla biteceğine inanıyor. Oysa hayat, kendini tekrar etmek zorunda değildir. Aynı görünen yollar bile her yürüyüşte farklı izler bırakır.

Zaman ise bu noktada sessizdir. Konuşmaz, nasihat vermez, kimseyi zorlamaz. Sadece akmaya devam eder. O akarken değişen aslında zaman değil, insanın ona yüklediği anlamdır. Kimi zaman geçtikçe yaralar kabuk bağlar, kimi zaman da insan aynı yarayı sürekli kanatarak zamanın hiçbir şeyi değiştirmediğini sanır.

Belki de mesele zamana ne kadar süre verdiğimiz değil; o süre boyunca kendimize ne kadar dürüst olabildiğimizdir. Çünkü insan, yüzleşmekten kaçtığı her duyguyu başka isimlerle yaşamaya devam eder. Korkusuna “tedbir”, güvensizliğine “tecrübe”, önyargısına ise “gerçekçilik” demeye başlar. Fakat isimler değişse de hisler aynı kalır.

Bir gün dönüp geriye baktığımızda fark ederiz ki bizi en çok yoran şey yaşadıklarımız değil, yaşanacağını varsaydığımız ihtimaller imiş. Gerçekleşmemiş korkular, söylenmemiş sözler ve hiç yaşanmamış senaryolar için harcadığımız zaman, belki de hayatın bize sunduğu en büyük kayıptır.

Belki de zamanın bize vermek istediği en önemli ders şudur: Geçmişi değiştiremeyiz ama geçmişin geleceğimizi yönetmesine izin verip vermemek yine bizim elimizdedir. Önyargılar bizi bir süre güvende hissettirebilir; fakat insanı büyüten şey, korkularının arkasına saklanmak değil, onlara rağmen yeni bir adım atabilmektir.

Zaman herkese eşit akar; fakat önyargılar, herkesin zamanını aynı güzellikte yaşamasına izin vermez.

Keyifli okumalar.

Tepkini Seç!
  • 4
    harika
    Harika
  • 0
    g_zel
    Güzel
  • 0
    _z_c_
    Üzücü
  • 0
    haval_
    Havalı
  • 0
    mmm_
    Mmm...
  • 0
    wtf
    WTF
  • 0
    k_zg_n
    Kızgın

"There is some good in this world,and it's worth fighting for". J.R.R. Tolkien

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir