1. Ana Sayfa
  2. İnceleme

Ağustos Ayının Kitabı: ‘Kalp’

"İnsanlığın trajediisi: Kalple akıl arasında aklı tercih etmek!" Kalp; düşündüğümüzün ötesinde farklı bir organ. Kalbimizin de bir ruhu olduğunu biliyor muydunuz? İskender Pala'nın yazmış olduğu "Kalp" kitabını inceliyoruz...

Ağustos Ayının Kitabı: ‘Kalp’
+ - 0

Selamlar!

 

Yeni bitirmiş olduğum kitap üzerine birkaç kelam etmek istedim. Kitabın ismi : ‘Kalp.’  Daha önce eserlerini okuduğum İskender Palaya ait. Kitabın ismine bakınca bir aşk konusu geliyor insanın aklına ancak öyle değil. :)

 

“Yazı yoktu ama o vardı. Dünya yaratılmamıştı ama o kasılıp gevşiyordu. İnsan henüz cennetteyken onunlaydı ve içindeki her şey de sevgi, aşk, vefa, iyilik, şükür, hamd, dostluk gibi erdemler üzerineydi…

Adem ata onun sesini dinleyip arzusunuz giderme gayretine düşmeseydi belki de yolu yeryüzünde tövbelere, pişmanlıklara ve umutlara hiç evrilmeyecek; çevresi daralmalar ve genişlemeler, arınmalar ve kirlenmeler, yangınlar ve donmalarla hiç kuşatılmayacaktı.”

 

Bud-dub… bud-dub… bud-dub…

Sesindeki ters-yüz oluş bile adıyla örtüşük:”Bir şeyi bir yönden öteki yöne çevirmek; renkten renge giriş, kararsızlık, durmadan dönüşüm ve değişim=KALP.”

Vücudumuz da var olan her organımızın bir görevi var elbet. Eğer onlar işlevini yerine getirmezse biz de eksik kalacağız belki göremeyeceğiz, belki de duyamayacağız… Ama kalp organımız öyle değil; diğerlerinden daha farklı… Günde 10.000 kan pompalayan bir organ karşımızdaki, fizyolojik olarak görevi bu belki ama maneviyat tarafına baktığımızda nasıl işliyor? Gerçekten yaşadığımız kalp kırıklarını hissediyor mu? Bir hüzün yaşadığımızda bizi yaşatacak olan görevinden vazgeçiyor mu? Seven, vuslata aşık, gönül gözü açık, kırık kalp… 

 

Yukarıda da bahsettiğim gibi, kitap bir aşk romanı değil parça parça aşk üzerine alıntılar yapsa da aslında daha çok maneviyat yönüne odaklı.  Sade ve hoş bir anlatımla sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Okuyabildiğiniz gibi kitapta çok güzel notlar da bulunuyor ve bu tür okumayı seven kişilerin de hoşuna gidebileceğini düşünüyorum.

Yani kısaca şunu söyleyebilirim; Kalp sadece “bud-dub” atan bir organ değil. Aslında kalbimizin de bir ruhu var… Üzüldüğümüzde, sevindiğimizde, heyecanlandığımız ve aşık olduğumuzda da kendinde bir ruh bularak yaşamamız için atan bir organ olmaktan ziyade ruhuyla hareket eden bir organımız olarak ortaya çıkıyor. Pala’nın kitapta tüm anlatmak istediği bu aslında. Birkaç alıntı da bırakmak istiyorum;

 

Hamiş : “Kalptir ki sevgi ile aşk arasında nice korkakları cesur,nice cimrileri cömert, nice hödükleri nazik, nice düşkünleri asil, nice yaşlıları genç eylemiştir. Ve elbette nice ince fikir sahiplerinin de akıllarını almıştır. Aşk bir sonuçtur; olmak veya ölmek için.” Sayfa 155.

 

İnsanın en çok kalbi temiz olmalıdır.

Tüm organlarımıza buyuran bir güç var onda.

Anlatmaya ,yorumlamaya gücümüzün yetmediği bir giz birikimi bu.

İnsanın kalbinden tutamadınız mı, görün, nasıl kayıp gidecek elinizden!”

 

“Kalp, soğuğu sevmezmiş. Soğuk, kalpte spazma sebep olurmuş. Siz siz olun soğuk insandan, soğuk sözlerden, soğuk şakalardan velhasıl her türlü soğukluktan uzak durun.”

Ben kitabı çok severek okudum, not aldığım bir çok yer oldu. Eğer manevi olarakta bir şeyler öğrenmek ve kalbimize farklı bir yönden bakmak isterseniz, bir şans verin derim. 10/10 hak ediyor bence, ki İskender Pala’nın kalemini seviyorsanız okumaktan pişman olmazsınız. Divan edebiyatına birçok yerde değiniliyor bu yüzden kitabın dili biraz ağır gelebilir ama yine de sizi mutlu edecektir.

 

Keyifli okumalar.

 

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında

"There is some good in this world,and it's worth fighting for". J.R.R. Tolkien

Yorum Yap